Anasayfa > Hiristiyanlik > Incil'in Tahrif Süreci

HIRISTIYANLIK - Incil'in Tahrif Süreci

Bu bölumde akademik ve/veya genel çalismalar bulunmaktadir

Gönderen:  Uzman

Kaynak:  Sorularla Islamiyet, www.sorularlaislamiyet.com


Incil, esas itibari ile Hz. Isa'ya Allah Teala tarafindan vahyedilen ilahî bir kitaptir. Kur'an-i Kerim, Incil'in Hz. Isa'ya vahyedilen ilahî bir kitap oldugunu defaatle haber verir. Yerli ve yabanci kaynaklarin ittifakla bildirdigine göre Hz. Isa kendisine vahyedilen bu Incil'i ne kendisi yazmis ne de yazdirmaya firsat bulabilmisti. Çünkü Hz. Isa'nin teblig hayati hem oldukça kisa sürmüs (üç yil), hem de bu dönemde çile ve mesguliyetler had safhaya ulasmisti. Bununla beraber, Hz. Isa'nin semaya yükseltilmesinden evvel kendisine iman eden havarîlerin sayisi on iki kadardi; ne var ki bunlarin çogu okuma-yazma bilmiyordu. Dolayisiyla Incil'i yazma imkani olusmadi. Ayrica ilk Hiristiyanlar, Hz. Isa'nin pek yakinda geri dönecegini bekledikleri için Incil'i yaziya geçirme geregi duymamislardi.

Bu hususla ilgili diger bir olayi daha zikretmek gerekir ki o da Incil'in yazili bir kitap olarak gönderilmeyisidir. Tevrat Hz. Musa'ya yazili olarak levhalar halinde indirilmisti, Incil ise tipki Kur'an-i Kerim gibi yazili metinler halinde nazil olmayip, Hz. Isa'ya sifahen vahyedilmistir.

Hz. Isa'nin semaya yükseltilmesinden sonra hiristiyanlar sürekli onun geri dönecegini beklemisler, onun dönüsü gecikince hiç olmazsa akillarinda kalan Incil âyetlerini yaziya geçirme gayreti içine girmislerdir. Ne var ki Hz. Isa'yi gören ve mesajini dinleyenlerin sayisi oldukça azalmisti. Neticede ancak Hz. Isa'nin semaya yükseltilmesinden 30-40 sene sonra Inciller yazilmaya baslanabildi. Bu süre zarfinda Hz. Isa'ya inananlarin sayisi kismen artmis, Hiristiyanlik az da olsa baska milletlere yayilmis bulunuyordu. Artik dogrudan Hz. Isa'yi dinleyenler veya Hz. Isa'nin tebligi kendisine ulasanlar, hem kendi ihtiyaçlarini gidermek, hem de Hz. Isa'yi görmemis ve Hz. Isa'nin tebligi kendisine ulasmamis olanlara onun mesajini ulastirmak istiyorlardi. Bu nedenle onlar, akillarinda kaldigi kadariyla Inciller yazmaya koyulmuslardir.

Ilk dönemlerde "Hatirat" da denen bu Incillerin sayisi çok fazlaydi. Hiristiyanlarca muteber sayilan Incillerin (Matta, Markos, Luka, Yuhanna ve Mektuplar) sinirlandirilmasi, digerlerinin apokrif/sahte sayilmasi ta dördüncü asri buldu (325 Iznik Konsili). Bu dört Incilden ilk üçü 60-80, Yuhanna ise 90-100'lerde yazildi. Görüldügü üzere hiçbiri Hz. Isa hayatta iken yazilamamistir. Dikkat çekici bir durum da bu dönemde Grekçe dahi yazilan Incillerin günümüze ulasmayisidir. Zira elimizdeki en eski Grekçe Incil yazmalarinin 4. asra ait oldugu bilinmektedir. Bu durumla ilgili olarak ayrica ifade edilmesi gereken bir husus da sudur: Incillerin yazimi Hz. Isa'dan en az 30 yil kadar gecikince Hiristiyanlik akidesi nerdeyse tesekkül etmis; Hz. Isa'nin tanriligi tartisilmaya baslanmis, Tevrat'in kutsal metin olarak kabulü benimsenmis, kurtulusun Hz. Isa'ya bagli oldugu iddia edilmistir.

Isin bir baska ilginç tarafi Hz. Isa Aramice konustugu halde dört Incil de Grekçe yazildi. Ilk Incil olan Matta'nin Aramice yazildigi söylense de günümüze ulasmamistir. Bundan daha da ilginci, Hiristiyanlik tarihinde Matta ile Yuhanna incilinin yazarlarinin Matta ve Yuhanna olmayip onlarin yerine bu Incilleri baskalarinin yazdigi iddiasi ve tartismasidir. Hiristiyanlik alemi müslümanlardan farkli olarak Hz. Isa'ya Incil adinda bir kitabin vahyedildigini kabul etmez. Onlara göre ete-kemige bürünmüs yani insan suretinde bir tanri olan Hz. Isa'nin bizzat kendisi vahiydir. Baska bir ifade ile Hz. Isa'nin her söyledigi ve yaptigi vahiyden ibarettir. Dolayisiyla onlarin bu inançlarindan söyle bir netice çikarilmistir: Bu günkü Inciller, Allah tarafindan vahyedilen âyetlerden ziyade Hz. Isa'nin söz ve davranislarindan ibarettir. Ne var ki bunda bile haddinden fazla eksiklik ve fazlaliklar vardir. Çünkü bu Inciller arasinda ifade farki, mana farki ve hatta çeliskiler bulunmaktadir. Bunun da ötesinde ayni Incil'de bile birbiriyle çelisen ifadelere rastlanmaktadir.

Bugün Incil adi verilen eldeki kitaplar, müslümanlarin anladigi manada vahiy eseri degildir. Onlar ilk devir havarilerinin ve onlarin ögrencilerinin sözlerinden ibarettir. Onlar nasil inanmak istemislerse öyle yazmislardir. Hiristiyanlar ise, Incil yazarlarinin Tanr?'nin ve Kutsal Ruh'un himayesi altinda bu Incilleri yazdiklarina inanirlar. Böyle bir himaye olsaydi, Incillerde çeliski ve tutarsizlik görülmezdi.

Batida genelde Kitab-i Mukaddes, özelde de Yeni Ahit içerisinde bulunan çeliskileri gidermek üzere Kitab-i Mukaddes tetkik ve tenkitleri baslatilmistir. Bu yeni bilimsel metoda göre Kitab-i Mukaddes içerisinde Tanri'ya ait olanla olmayan tespit edilecek, bu kitap tüm tutarsizliklardan arindirilacakti. Örnek vermek gerekirse bir arastirmaya göre Hz. Isa'ya ait oldugu söylenen 518 söz tespit edilmis, yapilan tetkik neticesinde bu sözlerin tam 1544 farkli seklinin oldugu görülmüs, tüm bu sözlerden ancak 18 tanesinin Hz. Isa'ya ait olabilecegi belirtilmistir.

Yukarida beyan edilenlere ek olarak dört Incil'de bulunan bazi tahrif belirtileri ve çeliskileri söyle siralayabiliriz:

1. Matta, Markos ve Luka Incillerine göre Hz. Isa'nin risaleti bir yil, Yuhanna'ya göre ise iki yildan fazla sürmüstür.

2. Hz. Davud'dan (a.s.) Hz. Isa'ya kadar geçen kusaklarin sayisi Matta'ya göre 26 iken Lukaya göre 40'tir.

3. Incillerin bazi yerlerinde Hz. Isa'ya uluhiyet isnad edilirken bazi yerlerde de ona insanoglu denmektedir. Bu ikisi arasinda gözden kaçmayacak açik bir çeliski görülmektedir.

4. Hiristiyanliga göre Hz. Isa çarmiha gerilecegi sirada "Allah'im! Allah'im! Beni neden terk ettin!" diye Allah'a yalvarmistir. Bu söz Tanri Isa'nin ise, onun Tanri oldugu halde kendini koruyamadigi anlasiliyor. Peygamber Isa'nin sözü ise, onun Tanri'yi hakkiyla tanimad?igi anlasiliyor. Çünkü bir peygamber "Allah'im! Beni neden terk ettin?" demez. Bizim inancimiza göre ne Hz. Isa çarmiha gerilmis, ne de böyle bir yakarista bulunmustur.

5. Matta, Hz. Isa'nin soy kütügünü Hz. Ibrahim'e kadar 40 kisi olarak verirken, Luka bunun 55 oldugunu söyler.

6. Incillerde Hz. Isa için sik sik "Allah'in oglu", "Yusuf'un oglu", "Davudoglu", Ademoglu" gibi ifadeler kullanilir. Bunlarin arasinda açik bir çeliski vardir.

7. Markos incilinde Incil Allah'a, Romalilara Mektub kitabinda ise Hz. Isa'ya nispet edilir.

8. Luka Incilinde bir yerde kurtarici Hz. Allah, diger bir yerde de Hz. Isa olarak verilmektedir.

9. Incillerde Tanrinin görülüp görülemeyecegi hususunda çeliskili bilgiler bulunmaktadir.

10. Bu Inciller, Allah Teala'ya nispet edilemeyecegi gibi Hz. Isa'ya da nispet edilemez. Allah'a nispet edilemeyecegini, aslinin korunamadigindan, yaziya geçirilemediginden, ortada üzerinde ittifak edilen ortak bir metin olmadigindan vb. durumlardan anlamaktayiz. Hz. Isa'ya nispet edilemeyisini ise bu Incilleri onun yazdirmayisindan, onu dinleyen ve dinleyenleri dinleyenlerin yazdiklari Inciller içinde bulunan tutarsizlik, yanlislik ve çeliskilerden anlamaktayiz. Bu Incillerin Hz. Isa'ya ait olmayisinin diger bir sebebi de çarmih olayinin Incil metinlerinde geçmesidir. Çarmihin Incillerde zikredilisi, bu Incillerin sonrakiler tarafindan kaleme alindigini gösterir.

Bu gibi çeliski ve tutarsizliklarin Allah'a nispet edilen bir kitapta bulunamayacagina, diger taraftan bir peygamberin kendini tanrilastirip tanriyi da insanlastiramayacagina göre, Hiristiyan kutsal kitabinin sonradan insan eliyle yazildigi ve tahrif edildigi ortaya çikmaktadir.

Netice olarak;

Bugün Hiristiyanlarin elinde bulunan farkli Incil metinleri yüce Allah tarafindan gönderilen asil vahiy ürünleri degildir. Çünkü Hz. Isa peygamberligi döneminde ne yazmis, ne de yazdirmistir. O semaya yükseltildikten sonra, bazi ögrencileri Hz. Isa'dan dinlediklerini, Hz. Isa'nin ögrencilerinin ögrencileri ise hocalarindan duyduklarini kendi metotlarina göre yazmaya basladilar. Böylece mübalaga etmeden söyleyecek olursak yüzlerce Incil metni ortaya çikti. Isin içinden çikmak maksadiyla olusturulan komisyonda (325 Iznik Konsili'nde) bu Incillerden 4 tanesi sahih, digerleri sahte sayildi. Ancak tartismalar bununla bitmedi. Örnegin Barnaba ve Ebionitler Incili sahte sayilan Inciller arasina dahil edildi. Halbuki bu Incillerde Hz. Isa'nin tanri olmadigi, çarmiha gerilenin de o olmadigi, onun ancak Allah'in kulu ve resûlü oldugu, ondan sonra bir peygamber gelecegi ve Allah'in bir oldugu bildirilmektedir.

Bugün elde bulunan Inciller, Hiristiyan müntesiplerine yol göstermekten uzak bulunuyor. Geçmiste ve günümüzde en çok müslüman olanlarin Hiristiyanlardan olmasi dikkat çeken bir husustur. Hiristiyanlar, özellikle teslis akidesini (tanrinin Baba, Ogul ve Kutsal Ruh'tan meydana geldigini) kabul etmekte zorlaniyorlar. Bunu akillariyla izah edemiyorlar. Çünkü Allah'in birligi akidesi Hz. Adem'den beri tüm peygamberlerde tartisma konusu bile yapilmamisken, Hiristiyanlikta korkunç bir sapmayla üçlü tanri anlayisinin ortaya çikmasi, insanlari ikna edememektedir.

Bugün dünya gündeminde insanligin tüm dinî, akidevî ihtiyaçlarinin yaninda dünyevî, uhrevî ve ruhî gereksinimlerini tatmin edecek yegane kaynak Kur'an-i Kerim'dir. Çünkü Yüce Allah Islam dinini tüm dinlere üstün kilmak ve nurunu cihana yaymak için göndermistir. Bu dinin yeni tabirle yol haritasini Kur'an-i Kerim belirlemektedir.

Su anda Hiristiyanlarin kabul ettigi Incilin, Allah'in indirdigi vahye uymayan yönleri olduguna Kuran ayetlerinden bazi örnekler:

Aziz ve celil olan Allah-u teâlâ Kur'an-i Kerim'inde söyle buyuruyor: "De ki: O Allah Bir Tektir." (Ihlâs: 1) Hiristiyanlar ise: "baba, ogul, kutsal ruh" diyerek üç ilâh kabul ediyorlar. Bu ne büyük bir sapmisliktir. Allah-u teâlâ ihlâs sûre-i serif'inde kesin olarak beyan buyurmaktadir: "O dogurmamis, dogurulmamistir." (ihlâs: 3) Hiristiyanlar ise: "isa mesih allah'in oglu" diyorlar. Halbuki Isa aleyhisselâm kur'an-i kerim'de haber verildigine göre söyle söylemistir: "Ben Allah'in kuluyum. O bana kitap verdi ve beni peygamber yapti." (meryem: 30) Hiristiyanlar ise Isa aleyhisselâm'i ilâhlastirdilar.

Allah-u teâlâ kehf sûresinin 4-5. Âyet-i kerime'lerinde ?öyle buyuruyor: "ve 'allah çocuk edindi.' diyenleri uyarmak için. Bu hususta ne onlar?n ne de atalar?n?n bir bilgisi vard?r.

Agizlarindan ne büyük söz çikiyor! Onlar yalniz ve yalniz yalan söylerler." Hiristiyanlar, hazret-i Allah'a evlât isnat ediyorlar.

Allah-u teâlâ âyet-i kerimde buyurur ki: "Muhammed içinizden herhangi bir adamin babasi degil, fakat o Allah'in resul'ü ve peygamberlerin sonuncusudur." (ahzâb: 40) Hiristiyanlar ise Incil'de haber verilmesine ragmen: "Biz Isa'dan ötesini tanimiyoruz." diyorlar

Peygamberlere ve Isa Aleyhisselâm'a iman etmek Islâm dininin iman esaslarindandir. Biz Allah-u Teâlâ'nin gönderdigi bütün peygamberlere ve kitaplara inaniriz.

"Hepsi Allah'a, meleklerine, Kitaplar'ina ve peygamberlerine iman ettiler. "O'nun peygamberlerinden hiçbirini digerinden ayirmayiz..." derler." (Kur'an, Bakara: 285)

Müslümanlar Isa Aleyhisselâm'a ve ona indirilen bozulmamis Incil'e ve Allah'in gönderdigi diger bütün peygamberlere iman eder. Islam inancina göre Isa Aleyhisselâm Hazret-i Allah'in büyük peygamberlerinden birisidir. Bakire Meryem'den babasiz olarak dünyaya gelmistir. Adem Aleyhisselâm nasil ki babasiz olarak yaratilmissa Isa Aleyhisselâm'in yaratilmasi da bu sekildedir. Nitekim bugünkü tip ilminin ulastigi seviye bu durumun kavranmasini daha kolay kilmaktadir. Hazret-i Allah beseri sifatlardan ve çocuk sahibi olmaktan münezzehtir.

Bu hakikatleri anlamak ve kabul etmek istemeyen yahudiler, Isa Aleyhisselâm hakkinda, babasiz dünyaya geldigini bahane ederek "zina çocugudur" dediler, iftira ettiler, Hiristiyanlarin bir kismi "ilâh" dediler, bir kismi "ilâhin oglu", bir baska firka da "üçten biridir" dediler. Oysa hakikat Kur'an-i kerim'de bildirildigi gibidir:

"Hiç süphe yok ki, Isa'nin babasiz dünyaya gelisi de Allah nezdinde Âdem'in durumu gibidir. Allah Âdem'i topraktan yaratti, sonra ona "Ol!" dedi, o da oluverdi." (Âl-i imrân: 59)

Allah-u Teâlâ'nin Meryem Vâlidemiz hakkindaki beyân-i ilâhisi de sudur: "Irzini korumus olan Imrân kizi Meryem de bir misaldir. Biz ona ruhumuzdan üflemistik. Rabb'inin sözlerini ve Kitaplar'ini tasdik etmisti. O bize gönülden itaat edenlerdendi." (Tahrim: 12)

Hiristiyanlar "Allah üçtür: Baba, ogul, ruhul kuds; Üç esas, üç sahis olarak tek esastir." diyerek "Üç ilâh" anlayisina sapmislardir. "Sizin için hayirli olmak üzere bundan vazgeçin. Süphesiz ki Allah ancak bir tek ilâhtir. O, çocuk sahibi olmaktan münezzehtir. Göklerde ve yerde olanlarin hepsi O'nundur. Vekil olarak Allah yeter." (Nisâ: 171)

Allah, Islâm dininin hak din oldugunu, Hazret-i Kur'an'in Allah-u Teâlâ'nin indirdigi son kitabi oldugunu, Muhammed Aleyhissalatü vesselâm'in da Allah-u Teâlâ tarafindan gönderilmis hak ve son bir peygamber oldugunu bildirerek bunu kabul etmeyi ve gizlememeyi emrediyor:

"Ey ehl-i kitap! Niçin hakki bâtila karistiriyor ve bile bile hakki gizliyorsunuz?" (Âl-i imrân: 71)

"Allah'a ve peygamberlerine inanin. (Allah) üçtür demeyin!" (Nisâ: 171)

"'Rahman çocuk edindi' dediler. Andolsun ki siz, pek çirkin bir sey ortaya attiniz. Onlar o Rahman olan Allah'a çocuk iddia ettiler diye, bu sözden dolayi neredeyse gökler parçalanacak, yer yarilacak, daglar dagilip çökecekti. Halbuki Rahman olan Allah'a çocuk isnat etmek aslâ yakismaz." (Meryem: 88-92)

"Allah benim de Rabb'imdir, sizin de Rabb'inizdir. Artik ona kulluk edin, bu dogru yoldur." (Zuhruf: 64)

"Halbuki Mesih onlara demisti ki: Ey Isrâilogullari, benim de Rabb'im sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin. Kim Allah'a ortak kosarsa, muhakkak ki Allah ona cenneti haram kilar. Varacagi yer atestir, zâlimlerin yardimcilari yoktur." (Mâide: 72)

"Ben Allah'in kuluyum. O bana Kitap verdi ve beni peygamber yapti." (Meryem: 30)

"'Allah, Meryemoglu Mesih'tir.' diyenler gerçekten kâfir olmuslardir." (Mâide: 72)

"Andolsun ki: 'Allah üç ilâhtan üçüncüsüdür.' diyenler kâfir olmuslardir." (Mâide: 73)

"Oysa bir tek ilâhtan baska ilâh yoktur. Eger bu dediklerinden vazgeçmezlerse elbette onlardan inkâr edenlere çok acikli bir azap dokunacaktir." (Mâide: 73)

"Meryem oglu Mesih ancak bir peygamberdir." (Mâide: 75)

"Ondan önce de nice peygamberler gelip geçmi?tir. Annesi de siddîka (çok dogru) bir kadindi. Her ikisi de yemek yerlerdi." (Mâide: 75) "Ey Ehl-i kitap! Dininizde taskinlik etmeyin. Allah hakkinda ancak gerçegi söyleyin." (Nisâ: 171)

"Meryem oglu Isa Mesih, Allah'in peygamberidir." (Nisâ: 171)

"Meryem'e ulastirdigi kelimesidir." (Nisâ: 171)

"Ve O'ndan bir ruhtur." (Nisâ: 171)

Kendisinin yaratmasiyla meydana gelen bir ruhtur. O'nun "Kün" emri ile bir mucize olarak vücuda getirdigi için kendisine bir seref olmak üzere "Kelimetullah" denilmistir. Bu ruhun Allah-u Teâlâ'ya izafe edilmesi serefini yükseltmek içindir. Allah-u Teâlâ onunla birçok ölü kalplere hayat vermistir.

Su halde;

"Allah'a ve peygamberlerine inanin. (Allah) üçtür demeyin. Sizin için hayirli olmak üzere bundan vazgeçin. Süphesiz ki Allah ancak bir tek ilâhtir. O, çocuk sahibi olmaktan münezzehtir. Göklerde ve yerde olanlarin hepsi O'nundur. Vekil olarak Allah yeter." (Nisâ: 171)

Isa Aleyhisselâm kendisine insan olmanin disinda bir sifat yakistirmak isteyenlere kul oldugunu hatirlatmak ihtiyaci duymus ve: "Ben ancak Allah'in kuluyum." buyurmustur. (Meryem: 30) Muhataplarina: "Beni ilâh edinin." dememis, bilakis: "Süphesiz ki Allah benim de Rabb'im, sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin. Iste dogru yol budur." diye nasihatte bulunmustur. (Meryem: 36)

Allah-u Teâlâ, Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimize hitap ederek bir Âyet-i kerime'sinde söyle buyurmaktadir:

"De ki: Rahman'in çocugu olsaydi, ona kulluk edenlerin ilki elbette ben olurdum. Göklerin ve yerin Rabbi, arsin da Rabbi olan Allah, onlarin vasiflandirdiklari noksan sifatlardan münezzehtir. Birak onlari! Kendilerine vaad edilen günlerine kavusuncaya kadar dalsinlar, oynayip dursunlar." (Zuhruf: 81-82-83)

Allah-u Teâlâ bir Âyet-i kerime'sinde Zât-i akdes'ine kullarindan bir parça isnad edenler hakkinda söyle buyurmaktadir: "Kullarindan bir kismi, O'nun bir cüz'ü kildilar. Insan gerçekten apaçik bir nankördür." (Zuhruf: 15)

Kur'an-i Kerim'de Allah-u Teâlâ'nin çocugu olmaktan münezzeh olduguna dair beyanlar sik sik ifade buyurulmaktadir: "Allah çocuk edindi dediler. Hâsâ! O yücedir. Göklerde ve yerde olanlarin hepsi O'nundur. Hepsi O'na boyun egmislerdir." (Bakara: 116)

Allah-u Teâlâ'nin çocuk edindigini söylemek, O'nun insanlara benzedigini söylemek mânâsina gelir. O halde hiçbir seyin kendisine benzemedigi Zât-i Zülcelalin çocuk edinmesi aslâ düsünülemez. O, baslangici ve sonu bulunmayan yegâne yaraticidir. "Elinizde O'nun çocuk edindigine dair hiçbir delil yoktur. Allah hakkinda bilmediginiz bir sey mi söylüyorsunuz?" (Yunus: 68)

"De ki: Allah'a karsi yalan uyduranlar aslâ iflâh olmazlar." (Yunus: 69)

"Bak! Nasil da Allah'a yalan yere iftira ediyorlar. Apaçik bir günah olarak bu yeter!" (Nisâ: 50)

"O hiçbir çocuk edinmemistir. Mülkünde hiçbir ortagi yoktur. Her seyi yaratmis, ona bir düzen vermis, mukadderatini tayin etmistir." (Furkan: 2)

"Yahudiler: 'Üzeyir Allah'in ogludur.' dediler." (Tevbe: 30)

"Hiristiyanlar da: 'Mesih (Isa) Allah'in ogludur' dediler." (Tevbe: 30)

"Bu, daha önce inkâr edenlerin sözlerine benzeterek geveledikleri sözlerdir." (Tevbe: 30)

"Allah onlari kahretsin! Nasil da uyduruyorlar?" (Tevbe: 30)

Teslis inanci, Hiristiyanligin kaynagindan gelen bir inanç degildir. Tahriften kaynaklanan bâtil inancidir.

Isa Aleyhisselâm'dan sonra ilk yazilan Markos incilidir. Bu incilde Isa Aleyhisselâm'a "Sen Mesih'sin." (8/29) denilirken, Luka'da "Sen Tanrinin Mesihisin." (9/20) geçmekte, Matta'da ise "Tanrinin oglu Mesih'sin." (16/16) ibaresi yazmaktadir. Halbuki Matta ve Luka birçok alintiyi Markos'tan yapmistir. Yuhanna ve Pavlusun mektuplarinda da teslis inanci mevcuttur. Hiristiyanliga bugünkü teslis inancini sokan ve Hazret-i Isa'ya uluhiyet isnad eden fikirlerin babasi Pavlus'tur.

Bugün Hiristiyanlarin ilahi kitap olarak sahip çiktiklari Incil'in yaklasik yarisi Yahudi dönmesi Pavlus'un mektuplarindan meydana gelmistir.

"Yahudi dönmesi Pavlus Romali bir hahamdi ve Hiristiyan olmadan önce bir çok H?ristiyana zulmetmisti. Hiristiyan olduktan sonra kiliseye yazdigi mektuplar Incil'in 27 kitabinin hemen hemen yarisini olusturuyordu. 'Tanrinin oglu' ve 'haç' Pavlus'un ögretilerinin temelini olusturuyordu." (Us News and World Report, 20 Nisan 1992, sf. 70)

Hiristiyanliktan dönme eski bir pastörün (papazin) dedigi gibi "Pavlus'un cin fikirli mektuplari iftiracilik, dedikoduculuk, kiskançlik, ispiyonculuk, casusluk ögretir." Özellikle bu mektuplar birçok zitlik ve takiyyecilikle doludur.

"Hiristiyanliga üçlemeyi sokan Aziz Pavlus, asil adi Saul olan Tarsuslu bir yahudidir. Aziz Pavlus, 'Isa bana inerek üçlemeyi ögretti' diyerek ortaya çikmadan önce de Kudüs'te Kabbala ögretimi yapmaktaydi." (The Concised Atlas of the Bible, sf. 124) "Kilise Anadolu'ya yayildikça Isa Mesih 'Tanrinin oglu' olarak geçmeye basladi ki, bu Pavlus'un mektuplarinin baslica konusuydu." (A.g.e, sf 70)


Bilgi için irtibat kurunuz



image

Reklamlar:

image



image